Kıbrıs Türk Diabet Derneği - Hoşgeldiniz

 

  "BİRLİKTE DAHA GÜÇLÜYÜZ"
  Ana SayfaDiabetin Tarihçesi Diabet Nedir? Komplikasyonlar Beslenme Hiperglisemi ve Keton Hipoglisemi Diabetli  Çocuk ve ... Diabetle Barışık Yaşamak Diabet ve Kalıtım Diabet ve Hamilelik  Diabet Gazetesi KTDD TüzükBize Ulaşın

 

 

Komplikasyon Oluşumu...

KAN ŞEKERİNİZİN KONTROLUNE ÖNEM VERMEMENİZ SİZE ZARAR VEREBİLİR Mİ ?

Ne yazik ki cevap EVET.


Kanınızda uzun bir süre çok fazla şeker olursa ( hiperglisemi ), böbrek rahatsızlığı, göz hastalıkları ve kalp rahatsızlıklarına yakalanma olasılığınız çok artar.

Bu konuyu lütfen düşünün ve bazı gerçekleri gözden geçirin.

Doğru besinleri alarak, doğru fiziksel aktiviteleri yaparak ve doğru insülin tedavisini uygulayarak sağlığınızı koruyabilirsiniz. Bütün bunları yaparsanız problemlerden uzak kalma şansınız çok fazla artar.

Amerika 'da yapılan bir araştırmanın sonuçları size bu gerçeği daha iyi anlatabilir. 1441 diyabetlinin katıldığı bu araştırma göstermiştir ki eğer bir diyabetli kan şekerini kontrol altına alırsa,

Göz rahatsızlıklarının ortaya çıkış sıklığı % 27

Böbrek rahatsızlıklarının ortaya çıkış sıklığı % 56 oranında azalır.

Diabet ve Nöropati

Diabet ve Kalp Hastalıkları

Diabet ve Retinopati

Diabet ve Nefropati

Diabet ve Ayak Bakımı

 

KOMPLİKASYONSUZ BİR YAŞAM

Daha sıkı diyabet kontrolüyle komplikasyonsuz bir yaşam...

HbA1c'niz %7'nin altında mı?

HbA1c, kan şekeri kontrolünüzün ne kadar "yeterli" olduğunu gösteren kriterlerden biridir. Yeterli kontrol, kan şekerinizin diyabeti olmayan kişilere yakın düzeylerde olması anlamına gelir. "Diyabetin Kontrolü ve Komplikasyonları" adlı bir bilimsel çalışma, kan şekeri düzeylerinin kontrolü ne kadar iyi olursa, diyabetin uzun dönemdeki komplikasyonlarının, özellikle de nefropati (böbrek tutulumu), retinopati (diyabetik göz hastalığı) ve nöropati (sinir tutulutmu) gibi komplikasyonların gelişme olasılığının o kadar azalacağını göstermiştir. Bu çalışma tip 1 diyabetliler üzerinde yapılmış olsa da, tip 2 diyabetliler ile yapılan benzer çalışmalar da iyi bir kontrolün diyabetin komplikasyonlarından pek çoğunun gelişmesinin önüne geçtiğini göstermiştir. HbA1c'nin %7'nin altında olması kan şekerinizin kontrol altında olduğunu gösterir. Eğer sizin HbA1c değerleriniz genelde %7'nin üzerindeyse bunu düzeltmek için çaba sarf etmeniz gerekir. Siz eğer:

  • Günde iki ya da üç kez insülin kullanır ya da insülin pompasına geçerseniz,

  • Kan şekerinizi düzenli olarak doktorunuzun önerdiği biçimde ölçerseniz,

  • Bir diyabet eğitmeni yada doktorunuz ile görüşerek insülin dozunuzu nasıl ayarlamanız gerektiğini öğrenirseniz, kan şekerinizi daha iyi kontrol edebilirsiniz.

Daha önce bahsettiğimiz "Diyabetin Kontrolü ve Komplikasyonları" adlı çalışmaya katılan kişilerin yarısı bunları uyguladı ve sonuç başarılı oldu. Günde üç kez ya da daha fazla insülin alanlar ile insülin pompası kullananaların HbA1c sonuçları yaklaşık %7 değerinde seyretti. Günde iki kez insülin alanların HbA1c sonuçları ise %9 civarındaydı.

Kan şekeriniz genelde 150 mg/dl civarında mı?

HbA1c değerinin %7 olması kan glikoz düzeyinin günlük ortalama 150 mg/dl olduğunu yansıtır. Bu bir ortalamadır, kan şekerinizin genellikle 150 mg/dl olduğu anlamına gelir ve gerçekten de iyi bir sonuçtur.
Fakat kan şekeriniz 50 mg/dl ile 250 mg/dl arasında oynuyorsa yine Hb1Ac değeriniz %7 olacaktır. Bildiğiniz gibi, düşük kan şekeri, kendinizi halsiz hissetmenize neden olur ve günlük yaşantınızı kesintiye uğratır. Belki bilmiyorsunuz, ama çok yüksek değerler de aynı sonuca yol açabilir.
Kan şekeriniz düzenli seyretmiyorsa, bir takım bilgiler toplamanız gerekir. Bunun için bir hafta boyunca kan şekerinizi günde dört kez ölçün. Bütün sonuçları bir kenara yazın. Bu sonuçların %80'i 125 ile 175 mg/dl arasında olmalı ve hiçbiri 200 mg/dl'nin üzerine çıkmamalı. Bunu yerine çok düşük ya da çok yüksek değerleriniz varsa, günde üç kez veya daha sık insülin kullanmanız gerektiğini düşünmeniz gerekir.

Bu size ne yarar sağlayacak?

Sık aralıklı insülin uygulaması, diyabeti olmayan bir kişideki gibi normal insülin düzeylerini taklit etmenizi sağlayacaktır, yani sürekli düşük seviyede giden bir insülin (bazal insülin oalrak adlandırılır) ve öğünlerden sonra artan insülin değerleri. Sık aralıklı insülin rejimlerine şu örnekler verilebilir:

  • Kahvaltıdan önce orta ve kısa etkili insülinle birlikte, akşam yemeğinden önce kısa etkili ve yatmadan önce orta etkili insülin.

  • Her öğünden önce kısa etkili insülin, sabah dozuyla birlikte bazal insülin seviyesini sağlamak için uzun etkili ultralente insülin ve akşam yemeğinden önceki doza ek olarak ya da yatmadan önce orta etkili insülin.

Şu an kullandığınız insülin rejiminin size yeterince esneklik tanıdığına inanıyor musunuz?

Günde iki kez insülin kullanılan uygulamalarda klasik olarak, bir kez kahvaltı, bir kez de akşam yemeğinden önce orta ve kısa etkili insülin karışımı alınır. Bu rejimi takip ederken şekerinizin fazla düşmesini engellemek için, her zaman aynı miktarda yemek yemelisiniz. Günde 3 ya da 4 kez insülin uygulamak, size daha fazla esneklik sağlayacaktır. Kısa etkili insülinin dozunu ve zamanını, ne zaman ve ne kadar yemek istediğinize göre değiştirebilirsiniz. Buna ek olarak insülin rejiminizde çok daha kolaylıkla bazı ince ayarlar yapabilirsiniz. Günde 2 kez insülin kullanıyorsanız, öğle saatlerinde şekerinizin düşmesinin sebebi, kısa etkili insülinin geç ya da orta etkili insülinin erken etki göstermeye başlaması olabilir. Sık aralıklı insülin uygulamasında ise, öğlen çok düşen kan şekerisniz, büyük ihtimalle sabah aldığınız kısa etkili insüline bağlıdır. Bunu da ertesi gün istediğiniz biçimde değiştirebilirsiniz.

Formüller ve ince ayarlar

Artık ikna oldunuz mu?

Öyleyse artık yapmanız gereken doktorunuzdan bir randevu almak (Bir endokrinolog ya da diyabetolog ile konuşmayı da tercih edebilirsiniz).
Doktorunuz, standart bir formül kullanarak yeni insülin rejiminize başlayacaktır. Bunun için ihtiyacınız olan toplam doz hesaplanır ve bunun %40 ile 50 kadarı bazal insülin olarak verilir. Geri kalan miktar ise öğünlerden önce uygulanır, klasik olarak bunun %25'i kahvaltıdan önce, %20'si de akşam yemeğinden önce uygulanır.
Eğer sizin tip 2 diyabetiniz varsa ve ağızdan alınan bir diyabet ilacına ek olarak günde iki doz insüline geçtiğinizde doktorunuzu diyabet ilacının dozunu değiştirebilir, farklı bir ilaç verebilir ya da bu ilacı kesebilir.
Bunların ardından insülin rejiminde, beden durumunuz ve yaşam tarzınız göz önünde bulundurularak bazı ince ayarlar yapılması gerekir.
Gerçekte daha az ya da daha çok insüline ihtiyacınız olabilir dozler arasındaki sürenin değiştirilmesi gerekebilir.
Kan şekerinizi haftada en az iki kez sık sık kontrol edin, (Biz kendi hastalarımızdan kan şekerlerini yemeklerden ve yatmadan önce, ara sıra da sabah saat 3:00'da ölçmelerini istiyoruz), bunları kaydedin ve sonra doktorunuzla ya da diyabet eğitmeninizle tartışın. Böylece size en uygun rejimin ne olduğuna birlikte karar verebilirsiniz. Kan şekerinin daha sıkı kontrolü, gözlerinizin daha uzun yıllar sağlıklı kalmasını, ayaklarınızın kesilmemesini ve diyalize girme tehlikesinde uzak yaşamanızı sağlayacaktır.
Unutmayınız ki sağlıklı yaşam sizin elinizdedir...

Eğer günde iki doz insülin kullanıyorsanız, bu testi uygulayın.

 1. HbA1c değeriniz %7'nin altında mı?

 Evet

 Hayır

 2. Kan şekeriniz genelde 150mg/dl civarında mı?

 Evet

 Hayır

 3. Şu an uyguladığınız insülin rejiminin size  yeterince esneklik tanıdığına inanıyor musunuz?

 Evet

 Hayır

Eğer bu soruların üçüne de"evet" yanıtını verdiyseniz günde iki kez insülin kullanmak sizin için uygundur. Fakat bu sorulardan herhangi birine"hayır" yanıtını verdiyseniz, uyguladığınız insülin rejimini değiştirmeyi düşünmelisiniz. Doktorunuza danışınız.

"Tedavideki farklılığı" görmek için aşağıdaki örneği okuyunuz:

R.A. bir yıl önce günde iki doz insülin kullanıyordu ve bunun işe yaramadığını görmek için kan şekerini de ölçmesine gerek yoktu. "Ayaklarım öylesine çok ağırıyor, yanıyor ve kaşınıyorlardı ki neredeyse yürüyemiyordum bile" diyordu ortaokul öğretmeni R.A.
Aslında iyi bir koşucuydu, genelde her hafta 30 - 40 km koşardı. Fakat şimdi yürüyecek enerjisi bile kalmamıştı. "Eve saat 5'te geliyordum, her gün yazılı kağıtlarını kontrol etmeyi planlardım ama o kadar yorgun olurdum ki onlara bakamazdım bile" diyordu. Yaptırdığı ölçümler bunun nedenini gösterdi: R.A'nın kan şekeri seviyesi öğleden sonraları 300 mg/dl'nin üstüne çıkıyordu.
48 yaşındaki R.A.'ya iki yıl önce diyabet teşhisi konmuştu. Uzman doktoru onun tip 2 diyabet olduğunu düşünerek diyabetini metformin, sülfonilüre ve sonra da troglitazone gibi ağızdan ilaçlarla tedavi etmeyi denemişti. Ancak R.A. bunların işe yaramadığını görebiliyordu, kan şekeri genelde 200'lerin üzerindeydi, zaman zaman 500'e bile çıkabiliyordu. Doktoru insüline ihtiyacı olabileceğini söyledi ve onu günde iki kez 70/30'luk insülin rejimine başlattı. Ama dokuz ay sonra, artık R.A.'nın bir şeyleri değiştirmesi gerektiği kesinlik kazanmıştı. Başka bir doktora başvurdu, bu doktor ona günde dört dozluk rejime geçmesi gerektiğini söyledi.
"Başlangıçta bunun çok güç olacağını düşündüm," diyordu R.A., "Fakat her şeyi denemeye hazırdım." Aynı zamanda bir diyabet sınıfına da katılarak insülin dozunun nasıl ayarlanacağı konusunda ders almaya başladı. R.A. bunun sonuçlarını hemen gördü, en yüksek kan şekeri değeri artık 180 mg/dl idi. İki buçuk hafta içinde ayağındaki ağrılar sona erdi ve artık akşamları kendisini yorgun hissetmemeye başladı. İki ayda HbA1c değeri %8,7'den %7,3'e düştü. Ve eskiden katıldığı, 5 km koşu, 25 km. bisiklet ve ardından 5km. koşudan oluşan yarışlara geri döndü.
Kendilerini günde iki kez insülin alarak iyi hissetmeyenlere günde dört kez insülin kullanmayı denemelerini tavsiye ediyor. "İnanıyorum ki onlar 3 - 4 hafta içinde açık bir fark göreceklerdir, ne varki bir kere insülin kullanmayı denesinler" diyor.

 
 
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     

UYARI: Bu sitedeki yazılar sadece bilgilendirme içindir. Hiçbir zaman kendikendine tanı ve tedavi amacını taşımaz. Herhangi bir sağlık probleminiz varsa mutlaka Doktorunuza danışmanız gereklidir.


Copyright © 2006- Kıbrıs Türk Diabet Derneği.